Dali, Salvador

Yorum Yaz »
Dali, Salvador

Salvador Felipe Jacinto Dali i Domenech 11 Mayıs 1904'de Katalonya'da Figueras isimli küçük bir kasabada dünyaya geldi. Pichot Ailesi ile yaz tatiline gider ve modern resim sanatıyla ilk kez 1916'da tanışır. 15 yaşında Figueras Belediye Tiyatrosu'nda ilk kamusal sergisine katıldı. 1921'de annesi vefat eder.1922'de Madrid Güzel Sanatlar Akademisi'ne kabul edildi, 1 yıl sonra İtatsizlik yüzünden okuldan uzaklaştırıldı. 1925'te Barselona'da Galeri Dalmau'da ilk kişisel sergisini açtı. 1926'da Paris ve Brüksel'e ilk yolculuğunu yaptı. Picasso'yu stüdyosunda ziyaret etti. Bir sınava girmeyi reddedince Akademiden atıldı. 1928'de Paris'e gelen Dali burada André Breton'un çevresindeki topluluğa katılarak tam anlamıyla ilk gerçeküstücülük yapıtlarını verdi. Senaryosu Dali ve Bunuel'e ait olan Un chien andalou (Bir Endülüs Köpeği) adlı filmin prömiyeri yapıldı. Gala Aluard ile tanıştı ve aşık oldu. Resmi olarak Paris'deki sürrealist gruba katılmaya davet edildi (1929).

1930'da Gala ile beraber İspanya Port Lligat'a yerleşti. The Persistence of Memory (Hafızanın İsrarı) adlı yapıtını resmetti (1931). The Enigma of William Tell (William Tell'in Muamması) Sürrealist Grubu gücendirdi. Gala ile evlendi. New York'a gitti(1934). New York MOMA'da "Fantastic Art, Dada and Surrealism" (Fantastik Sanat, Dada ve Sürrealizm) sergisine katıldı ve Time dergisine kapak oldu (1936). 1938'de Londra'da zayıf düşmüş olan Sigmund Freud ile röportaj yaptı. Paris Uluslararası Sürrealistler Sergisi'ne katıldı. 1939'da En sonunda politik güdülerini desteklemekte isteksiz davrandığı için Sürrealist Grubtan kovuldu. New York Modern Sanatlar Müzesi'nde (MOMA) Joan Miro ile beraber Retrospektif sergi açtı (1941). 1942'de The Secret Life of Salvador Dali (Salvador Dali'nin Gizli Hayatı) adlı Dali otobiyografisi yayımlandı. 1946'da Alfred Hitchcock'un Spellbound filminde bir dizi rüya sahnesi için sahne tasarımı yaptı. The Temptation of Saint Anthony'yi (Saint Anthony'nin Cazibesi) resmetti. Büyü Sanatının Elli Sırrı adlı kitabını yayımladı (1948). 1949'da The Madonna of Port Lligat (Port Lligat'ın Madonna'sı) adlı Papa tarafından bile takdir edilen, klasik stile geçtiğinin habercisi eserini resmetti. Avrupa'ya geri döndü. 1957'de Joseph Forest, Page Choisies de Don Quichotte de la Mancha (Don Kişot) adlı 12 orijinal Dali litografı yayımladı. Yayıncı Pierre Argillet ile çeşitli metinlere illüstrasyon çizmek için 10 yıllık bir anlaşma yaptı (1962). Paris'de yayımlanan The Divine Comedy adlı derginin bir sayısını resmetti (1963). Journal d'un Génie (Bir Dahinin Günlüğü) adlı kitabını yayımladı (1964). Dali New York'da yayıncı Sidney Lucas ile kontrat imzaladı (1965). 1967'de Gerona'da Pubol Şatosu'nu satın aldı ve içini yenilemeye başladı. Gala yalnız yaşamak üzere Pubol Şatosu'na taşındı (1969). 1971'de Cleveland Ohio'da Salvador Dali Müzesi açıldı. 1974'te Dali ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. The Unspeakable Confessions of Salvador Dali (Salvador Dali'nin Korkunç İtirafları) İngilizce basıldı (1976). St. Petersburg Florida'da Salvador Dali Müzesi açıldı. Gala Pubol Şatosu'nda öldü (1982). 1983'de İspanya, Madrid ve Barselona'da ilk büyük sergileri açıldı. Son resmi The Swallow's Tail'i (Kırlangıç'ın Kuyruğu) tamamladı. Dali 23 Ocak 1989’da Figueras'da kalp yetmezliğinden öldü. İspanya Figueras'da Tatro Müzesi'nde yeraltı türbesinde yatıyor...

918 Photos

Arp, Jean/Hans

Yorum Yaz »
Arp, Jean/Hans

5 Photos

Altman, Nathan

Yorum Yaz »
Altman, Nathan

10 Photos

Escher, Maurits Cornelius

Yorum Yaz »

Chirico, Giorgio de

Yorum Yaz »
Chirico, Giorgio de

hirico 1910'larda Metafizik resim sanatını temsil etmiştir. Bu anlayış, insanın içinde yer almadığı yaşananın ötesinde mevcut intibasını veren bir alemin yansımalarını ortaya koyar. Giorgio De Chirico bu tarz eserleriyle tanınmaktadır. Mankenler, korkuluklar ve bütün cansız nesnelerin doldurduğu sahneler içinde geçen zaman ve insanın ötesinde var olan bir alemin varlığı ve özellikle keskin bir yalnızlık duyumu herşeye hakimdir.Biçimler mevcuttur. Ama bu biçimler gayet belirgin bir şekilde fizik ötesi bir alemin yansıtılmasını hedeflemiştir. Özellikle, Sürrealist akımın öncüsü olan bu anlayış 1910'larda etkin olmuştur. 1920'lerde Giorgio De Chirico bu tip eserler üretmeyi terk etmiştir.

6 Photos

Bacon, Francis

Yorum Yaz »
Bacon, Francis

francis bacon 22 ocak 1561'de londra'da doğdu. babası sir nicholas bacon kraliçe elizabeth'in mühür lordu, annesi ann ise sir anthony cook'un kızlarından biriydi. daha çocukken çok ciddi davranması nedeniyle kraliçe elizabeth, onu "küçük mühür lordu" diye çağırırdı. bir öyküye göre bir gün kraliçe kendisine kaç yaşında olduğunu sormuş. bacon da "haşmetmeabınızın uğurlu saltanatından iki yaş daha genç" yanıtını vermişti. 1573 yılının nisanında cambridge üniversitesi'ne gönderilmiş ve on altı yaşına kadar orada okumuştur. öğrenimi sırasında aristo felsefesinden hoşlanmamaya başlamıştı. "filozofun değersizliğinden dolayı değil, felsefesinin verimsizliğinden, yalnızca tartışma ve kavgalara yol açmasından, insan yaşamı için yararlı yapıtlar yaratma bakımından kısır olmasından dolayı" beğenmediğini söylüyordu. yaşamı boyunca hiç değiştirmediği bu kanısı, onun daha sonraki felsefi durumunu belirlemede önemli rol oynadı. 1576 haziranında hukuk öğrenimini bitirdikten sonra "devlet yönetme sanatını" öğrenmesi için fransa'ya gönderildi. babasının öldüğü 1579 yılına kadar orada kaldı. sonra ingiltere'ye dönerek avukatlığa başladı. 1584'te parlamento'ya girdi. rüşvet almaktan yargılanıp suçlu bulununcaya kadar oradaki görevini sürdürdü. güzel konuştuğu, arkadaşı büyük yazar ben jonson'un şu sözlerinden anlaşılıyor: "hiç kimse ondan daha yalın, özlü ve anlamlı konuşmuyordu, ağzından hiçbir zaman anlamsız ve saçma bir söz çıkmazdı. söylevlerinin her bölümünde ayrı bir güzellik vardır. dinleyenler bir sözcüğünü bile kaçırmamak için öksürmezler ya da gözlerini ondan ayıramazlardı... onu dinleyen herkes sözünü bitirecek diye korkardı." bacon, 1506'da oldukça zengin bir adamın kızı olan alice barnham ile evlendi. düğünleri çok gösterişli oldu. çağdaş bir yazara göre bacon, "tepeden tırnağa kadar erguvan rengi giysiler giymiş, kendisi ve eşi için bir sürü altın ve gümüş sırmalı giysi diktirmiş, karısının getirdiği servetin büyük bir bölümünü bunlara harcamıştı". bu, onun ev yaşamında gösterişi ne kadar sevdiğini gösterir. bacon'ın özel papazı dr. rawley'e göre "evlilik yaşamı karşılıklı sevgi ve saygıya" dayanıyordu. fakat bacon, vasiyetnamesinde karısına bıraktığı çok büyük serveti, sonradan yaptığı ekle, "haklı ve çok önemli nedenlerle" geri almıştı. bu nedenlerin içeriği henüz açıklanmamıştır. bacon'ın siyasal yaşamı yazından çok tarihi ilgilendirir. kraliçe elizabeth zamanında kendisine hiçbir büyük memuriyet verilmedi. çünkü akrabaları olan ve o dönemde yönetimi ellerinde tutan cecil ailesi, her zaman ona karşıydılar. bundan başka kraliçe, parlamento'dan büyük bir ödenek istediği zaman bacon, şiddetle karşı çıkmış, onu gücendirmişti. elizabeth'in gözdesi olan essex lordu bile en gözde olduğu dönemde bütün çabalarına karşın kraliçeden onun için yüksek bir orun elde edememişti. kendisini her zaman korumuş, büyük bir malikane vermiş olan bu cömert adamı, bacon, kraliçenin gözünden düştükten sonra, idama mahkûm ettirmek için elinden geleni yapmış, ihanet ve tutkusu yüzünden ismini sonsuza kadar lekelemiştir. saraya bir köle gibi bağlı olması ve hizmet etmesine karşın kendisine yine de hiçbir memuriyet verilmemiştir. james i. tahta çıkınca durum değişmiş, bacon bundan sonra hızla ilerlemiştir. 1607'de başsavcı, 1617'de adalet bakanı olmuş, 1618'de baron verulam sanıyla soylular arasına alınmış, altı ay sonra da buna viscount st. albans sanı eklenmiştir. fakat bunlar, bütün ömrünü memuriyet dilenmek, yaltaklanmak ve dalkavuklukla bir şeyler elde etmeye uğraşmakla geçiren bacon'a geç gelmişti. yazgısı onu, daha iyi vurmak, düşmesinin şiddetini daha da artırmak için bu yüksek konumlara çıkarmışa benziyor. adalet bakanı olarak görevini kötüye kullanıyor, dostlarına yüksek orunlar veriyor, rüşvet ve armağan alıyor, haksızlıklara göz yumuyordu. sonunda hakkında parlamento soruşturması açıldı. yargılanmasında, bacon, suçlarını açıkça söyledi, fakat bunları dönemin bozukluğuna bağlayarak yargıçlarının acımasını diledi. her türlü devlet memurluğunun yasaklanmasına, yaşamının sonuna kadar londra kalesi'nde tutuklu kalmasına ve para cezası olarak da kırk bin ingiliz lirası ödemesine karar verildi. ertesi gün kral kendisini özgür bıraktırdı. para cezasını da erteletti. bacon, bunun üzerine st. albans yakınlarındaki malikanesine çekildi. kendi kişisel serveti ve kralın kısa bir süre önce bağladığı yılda bin iki yüz lira tutan emekli aylığıyla yaşamaya başladı. bacon, haklı olarak mahkûm edildiğini kabul ediyordu. "ben rüşveti savunmaktansa rüşvet veren bir kimse olmayı yeğlerim. elli yıldan beri ingiltere'nin en adil yargıcı ben oldum. fakat iki yüz yıldan beri de parlamento, benim hakkımda verdiği karar kadar haklı bir karar vermedi." aynı zamanda verilen cezanın ülkede adaletin yararına olduğunu kabul ediyor ve "bundan böyle bir yargıcın veya memurun büyüklüğü onun suçu için bir sığınak olmayacaktır. bu benim için az avunulacak şey değildir. birkaç sözcükle anlatmak gerekirse, bu altın çağın başlangıcıdır" diyordu. çekildikten sonra da hiçbir zaman yeniden memuriyet yaşamına girmekten umudunu kesmedi. "hastalık ve yaşlılığında bile özel yaşayışa dayanamıyordu." bir pervanenin ışığa çekilmesi gibi her zaman kendi acısının kaynağına dönmek istiyor, fakat bir memuriyet almak için yaptığı bütün başvurular geri çevriliyordu. görevden çekilmesinden ölümüne kadar, kendini tümüyle yazına ve bilime verdi. zaten, işle dolu bir yaşam sürmesine karşın, inceleme ve araştırmalarını büsbütün savsaklamamıştı. "tarih", "de augmentis", "yeni atlantis" ve "denemeler"inin üçüncü basımını bu dönemde hazırladı. "bilginin ilerlemesi", "novum organum" ve "denemeler"in birinci ve ikinci basımları daha önceki döneminindir. bacon, beş yıl sonra 9 nisan 1626'da, altmış beş yaşındayken bronşitten öldü. karlı bir kış günü arabasıyla giderken bir kulübenin önünde durarak sahibinden bir tavuk satın aldı. hemen oracıkta kestirdi. kendi eliyle tavuğun içini karla doldurdu. soğuğun eti kokmadan ve bozulmadan koruyup koruyamayacağını öğrenmek istiyordu. bu deney yaşamına mal oldu. ansızın hastalanınca arkadaşı lord arundel'in evine götürüldü. lord, evinde yoktu, bir hizmetçi hemen bir yatak hazırladı. hastayı yatırdılar. fakat çarşaflar nemliydi. bacon daha da kötüleşti, yaşlılığı ve zayıflığı yüzünden iyileşemedi. st. albans kasabasında bir kilise mezarlığına gömüldü.

365 Photos